Ey ruhum, susmayı öğren; çünkü Tanrı’nın sesi gürültünün içinde değil, alçalmış kalbin derinliğinde işitilir. Dilin çok sözle yorulduğu yerde, kalp tek bir sözle dirilir:
Ya Rab İsa Mesih, Tanrı’nın Oğlu, ben günahkâra merhamet eyle.
Bu dua, sözlerin çokluğundan değil, tövbenin hakikatinden kuvvet alır. Çünkü Rab, süslü cümleleri değil, kırılmış ve alçalmış yüreği kabul eder. İnsan çoğu zaman kendisini savunarak Tanrı’dan uzaklaşır; fakat “ben günahkâra merhamet eyle” dediği anda artık kendisini aklamaz, yalnızca merhametin önünde çıplak ve hakiki olarak durur.
İsa Duası, ruhun nefesidir. Beden nefessiz kaldığında nasıl ölürse, kalp de Mesih’in adını unuttuğunda karanlığa düşer. Bu yüzden kutsal atalar, Rab’bin adını yalnız dudakta değil, akılda; yalnız akılda değil, kalpte; yalnız kalpte değil, bütün varlıkta taşımayı öğütlediler. Çünkü Mesih’in adı yalnız çağrılan bir isim değil, çağıranı değiştiren diri bir ateştir.
Bu duada insan önce Rab’bi ikrar eder:
Ya Rab İsa Mesih.
Tanrı’nın Oğlu.
Ben günahkâra.
Merhamet eyle.
İşte bu kısa duada bütün İncil gizlidir. Rab’bin ulûhiyeti, insanın düşmüşlüğü, tövbenin kapısı ve merhametin krallığı bu tek nefeste birleşir. Büyük kitaplar okunabilir, derin tartışmalar yapılabilir, nice sırlar araştırılabilir; fakat kalp merhameti tatmadıkça bilgi insanı aydınlatmaz, yalnızca ağırlaştırır.
Ey Mesih’i arayan kişi, bu duayı aceleyle söyleme. Onu bir formül gibi değil, yaralı bir çocuğun babasına seslenişi gibi söyle. Çünkü Tanrı, gururlunun yüksek sesinden çok, tövbekârın titreyen fısıltısına kulak verir. Sen “merhamet eyle” dediğinde, yalnız günahlarının affını değil, kalbinin yeniden yaratılışını da dilersin.
İsa Duası, insanı kendisine değil, Mesih’e bakmaya çağırır. Günahlarını görürsün, fakat ümitsizliğe düşmezsin. Zayıflığını tanırsın, fakat yalnız kalmazsın. Karanlığını itiraf edersin, fakat ışığın kapısında beklersin. Çünkü merhamet, Tanrı’nın insana uzattığı eldir; tövbe ise insanın o eli tutmasıdır.
Bu yüzden kalbin dağılırsa yine söyle. Günah seni utandırırsa yine söyle. Gurur seni sertleştirirse yine söyle. Keder seni boğarsa yine söyle. Sevinç gelirse yine söyle. Çünkü bu dua, yalnız düşmüş anların değil, bütün hayatın duasıdır. İnsan her nefeste Mesih’e muhtaçtır.
Ey Rab İsa Mesih, adın ruhumun sığınağı olsun.
Ey Tanrı’nın Oğlu, ışığın karanlığıma insin.
Ey merhametli Kurtarıcı, beni kendimden kurtar.
Ey yaşayan Rab, kalbimi taş olmaktan çıkar ve onu dua eden bir mabede çevir.
Çünkü insanın en büyük zaferi kendisini büyük görmesi değil, Tanrı’nın merhametine muhtaç olduğunu bilmesidir. Kalbin en derin huzuru da artık kendini savunmayı bırakıp, bütün varlığıyla şöyle diyebilmesidir:
Ya Rab İsa Mesih, Tanrı’nın Oğlu, ben günahkâra merhamet eyle.
Mihail

Yorum bırakın